15 Mayıs 2008 Perşembe

İngilizce Gecesi

İlginç bir deneyim yaşadım bugün. Yeğenlerimin gittikleri özel okul vesilesi ile bir etkinliğe katıldım. Ve buradaki gözlemlerimi, gördüklerim üzerinden düşündüklerimi ve düşündüklerimin çağrıştırdıklarını sizlerle paylaşmak istiyorum.

Gittiğimiz etkinlik, bu yıl ikincisi düzenleniyor, “İngilizce Gecesi” olarak adlandırılıyordu. İngilizce skeçler, şiirler, oratoryolar ve şarkılardan oluşuyordu. Buraya kadar ilginç olan bir şey bulamadınız sanırım. Her hangi bir okulun böylesi bir etkinliği olabilir ve bu tür bir etkinlikte bunların olması da normal diyeceksinizdir. Ha, sahi ben size bu bahsettiğim etkinliği düzenleyen özel okulun, yaşadığım şehirdeki fettullahçıların okullarından olduğunu söylemedim değil mi? Şimdi söyledim işte ve devam edebilirim.

Birincisi eğer bu gerici güruhun okullarına gidiyorsanız en çok duyacağınız cümlelerden biri “inşallah” oluyor. Hatta gittiğim bir veli toplantısında, öğretmen onlarca kez “inşallah” demişti. Abartmıyorum, ben saydım ama otuz falandı ve daha yarım saat olmamıştı ve o saatten sonra vazgeçtim haliyle. Yeri gelmişken, bu okullarda, yasadışı olarak kuran okuma dersleri de veriliyor ve bunu veliler arasında "güzel okuma çalışması" olarak kodluyorlar. Bir de örneğin, çocukların veliler tarafından doldurulan, haftalık izleme çizelgesinde çocuğun namaz kılıp kılmadığı “günlük spor faaliyetini yaptı mı?” şeklinde soruluyor.

Neyse ben etkinliğe dönüyorum. İkinci olarak bu etkinlikte, bu duyduğum bol “inşallah”lar dışında, dini hiçbir şey yapılmadı. Ki bunu etkinliğin kapsamı ve içeriği düşünerek özel olarak tercih etmedikleri çok açık.

Üçüncüsü, gericilere ait bir okulda, etkinliğin adı da “İngilizce gecesi” olunca, bangır bangır Şakira çalması çok ilginç oluyor. Hele bu çalan yabancı pop parçalarına eşlik eden türbanlı öğretmenlerimizin kıvrak hareketleri görülmeye değerdi. Yalnız ne olursa olsun buradaki özenti hali, kendinizi bir amerikan filmi izliyor gibi görmeniz de hayli ilginç. Eee tabi adam o kadar yıl Amerika’da kaldı değil mi?..

Dördüncüsü, yeri gelmişken, türban takmayı kadınlar açısından bir aşağılama ve kişiliksizleştirme olarak görsem de bu etkinlikten sonra bir aksesuar olarak karşı çıkmayacağım artık. Zira bazılarında çok iğreti dursa da bazılarına çok yakışıyor :)

Beşincisi, bu okullarda çocuklarını okutan velilerin çoğunluğu türbanlı, badem bıyıklı olsa da azımsanmayacak sayıda “cüretkâr” giyinebilen kadınlar da var.

Son olarak takiye denen şeyin nasıl bir şey olduğunu bilirdim de insan bazı şeyleri her gördüğünde ilk kez görmüş kadar şaşırabiliyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder