13 Haziran 2008 Cuma

Kelimelere Dönüşebilir mi İnsan? (Sayıklamalar)

Ne çok mektup birikti zihnimde, gönderemediğim mektuplar. Konuşmanın, anlatmanın bir anlamı kaldı mı artık sence? Tüketmiş ve tükenmişim! Kelimeler, dilimden dökülürken, içimden bir şeyler koptuğunu hissederdim. Adını koyamadığım ama var olduğuna emin olduğum bir şeyler kopuyordu.

Kelimelere dönüşebilir mi insan? Çok mu metafizik bulacaksın bunu söylersem? Boş ver! Ya da ne bulacaksan bul. Zira söylediklerim bu anlık ve bu anı anlatmak için var. Ama kelimelerim, ötesinde, içinde ya da özünde başka bir şey ve bunu görmen gerek. Göremezsin, görmedin de hiç. Görmek için uğraşmadın bile. Şimdi de göremeyeceksin ama zaten yoksun artık… İçim rahat mı? Değil ama söyleyebiliyorum işte, kelimelere dönüşüyor bazen insan. Dilinden dökülen de kendi oluyor öyleyse. İçinden parça parça kopan, bazen kağıdı karalayan, bazen boşlukta bir titreşim olup salınan kelimelerle, nemin çürüttüğü bir binanın sıvası gibi kopup dökülüyor insan. Çürüyor, konuştukça yazdıkça çürüyor. Dökülen sıva sadece görüntü ama çürüme görüntünün de ötesinde, bozuyor…

Bozuluyor her şey, kelimelere dönüşen her şey çürüyor. “İçgüdüsü doğruydu. Belki insan ancak göremediği şeylere tüm yüreğiyle inanır.” Öyle olmalı ama keşke olmasa. Kelimelere dökülünce, görünce inancını yitiriyorsun değil mi? Gözlerini kapatmak daha kolay. Esrar içmeden yazamayan “yazar”lara bile hayran olabiliyor kimileri. Ben sevemiyorum ne ortaya çıkanı ne çıkaranı. Hiç biri gerçek değil çünkü, hiç biri ona ait değil. Zıvanadan duman çıkar ve dumanın içinde her şey daha güzel görünür sana. Zıvanadan çıkan otu bile göremezsin, ağzına gelir, tükürür geçersin ve unutursun. Ama ortadaki duman da olmuş olsa ottur…

Kendisinin olmayanı daha kolay unutur insan ama bazen kendini bile unutabiliyor. Korkaklık bu! Kelimelerden korkmak, “kişi bilmediğinin düşmanıdır ve bilmediğinden korkar”. Yalan ve öyle değil. Bu boyun eğmedir, itaattir, güçtür, güç ideolojisidir ama korku değildir. İnsan bilmediğinden korkmaz, görmediklerinden kaçmaz ama saygı duyar ya da hayran olur… Ne kadar az biliyorsanız o kadar iyi ve insan bilmek istemez bu yüzden. Bilince korkacak ve kaçacak çünkü… Kulaklarını kapatır, gözlerini yumar ve itaat eder tıpkı senin gibi…

Gece odadaki aynanın görüntüsünden, gündüz bendeki yansımandan korkuyorsun. Görüyorsun ve korkuyorsun, korkuyorsun ve kaçıyorsun… “Anladım” diyor romandaki kahraman benden neden kaçtıklarını, çünkü ben bir aynayım ve insanlar ben de en çirkin yanlarını görüyorlar. Muhteşem! Kesinlikle öyle ve aynı yere geliyoruz insanlar görüyorlar ve gördükleri için korkuyorlar. Bakmak istemiyorlar, çünkü göreceklerini kabullenemiyorlar. Kendilerini görecekler, biliyorlar ve en çok da, kendilerini görmek istemiyorlar. Görürlerse, kendilerinden korkacaklar ve kendilerine saygıları kalmayacak. Korktuğumuz şeylere saygı duyduğumuz, korktuğumuz şeye boyun eğdiğimiz ettiğimiz koca bir yalan.

İnsanlar yüzlerine tutulan aynalardan nefret ediyorlar ve kaçıyorlar.

Aynanın sırrı döküldüğünde, ki hep o sırrı dökmeye çalışırlar, şeffaflık, çıplaklık ve onun güzelliğini tercih edeceklerine, kaçıyorlar... Birine ayna tutuyorsan, sırrı döküldüğünde artık görmek istediğini, kendisine yansıyan seni değil de artık ayna olmayan camın ardında seni gördükleri için kaçıyorlar. En çokta kendilerinden...

Yalanları seviyorsun sen, “yalan da olsa…” diye başlayan cümleleri. Bunu kabul etmezsin biliyorum, yalan olduğunu söyletmezsin. Tüm yalancılar gibi bir reddediştir senin ki, agresif ama tutarsız. Hatırlıyor musun taşları? Yere döşenmiş taşlardan bahsediyorum ve ilk kavgadan, ilk küçümsemeden ve sonun başlangıcından… Taşları okuma kılavuzunda ilk öğrenmek gereken şey budur, reddedişleri tanımak…

Niye yazıyorum ki bunca şeyi. Okumayacaksın bile, okuyamayacaksın. Okusan ne olacak ki zaten, anlayamayacaksın. Anlasan ne olacak ki zaten, yapamayacaksın… Niye yazıyorum ki o zaman ben? Kendimden kurtulmak için mi? Dökülüp pare pare yok olmak için mi? Niye?..

1 yorum:

  1. aslında insan kelimelere dönüştüğü kadar vardır. düşünsene sen yok olduğunda senden kalan tek iz onlar olacak...

    YanıtlaSil