5 Eylül 2009 Cumartesi

Sanal Doyum Eşiği...

Annem geçen gün Rekorcunun Başucu Kitabı’na başvurmuş ve biz ailecek cevap bekliyoruz. Cevap gelmeden yazdığım için kusura bakmayın ama ben başka bir konuya değineceğim için giriş yapmakta zorlanırken bahsedivermek istedim benim “dünyada en çok sigarayı bırakmaya çalışan kişi” rekorunu ekarte etmiş olduğumu… Sonuçta kitaptan gelecek cevap sadece benim başarımı teyit edecek o kadar…

Şimdi insan bu kadar çok bırakmaya çalışınca, “sigara bırakmaya çalışırken kendimize ne tür yalanlar söyleriz”den tutun da “hangi koşullarda bir nefesle bir paket arasındaki açı kısalır” gibi pek çok konuda derin bir tecrübe birikimine sahip oluyorsunuz…

Hatta geçen gün benim en sevdiğim insanlardan biri olan, hasta bir arkadaş, sayfalarından birinde bu sigarayı bırakmak ile ilgili bir CD’nin bağlantılarını verince ve ben o bağlantıdaki filmi indirip izleyince bir hayıflandım bir hayıflandım, sormayın gitsin… O kadar hayıflandım ki bu bağlantıyı yazan arkadaşıma patlayacaktım ama vazgeçtim. Dedim ya yazık, kızcağız yıllardır hasta zaten! Bilirsiniz herkesin kalbi dört odalıdır ama bu arkadaşın yıllar yıllar önce yedi odalı olmuş kalbi ve üstelik bu odalardan tam da yedincisi arada rahatsız ediveriyormuş…

Neyse, ne diyordum? Ha işte bu CD, Allen Carr denilen bir zatı muhteremin sigara bırakmak için önerdiği “müthiş” tekniğin kitabındaki bilgiler temel alınarak hazırlanmış ve 60 dakikada sigarayı bıraktıracağını iddia ediyor… Ben de yeniden sigara bırakıyorum ya, nasıl tesadüf oldu nasıl tesadüf oldu anlatamam ve dediğim gibi hemen izledim.

Bir de ne göreyim, ne duyayım!!! Yahu herifler benim yıllardır biriktirdiğim tecrübeleri müthiş yöntem diye pazarlıyor üstelik parayı da kırıyorlar. Üstelik, benim keşfettiğim ve onların hala bilmediği bir sürü yöntem varken yapıyorlar bunu! Bir de benimkileri bilseler…

Neyse, ben zaten artık iş bulduğumdan, adamların işinde ve parasında gözüm olmadığından, üstelik Amerika küresel krizden etkilendiğinden ve şimdi bir darbede ben vurmayayım diye düşündüğümden, herkes allahından bulsun diyerek o Allen Carr’la daha fazla uğraşmayacağım. Helali hoş olsun ne diyeyim…

Beni bilen bilir diye başlayacağım ama artık karar verdim beni benden başka kimse bilmez, ben dürüst bir adamımdır. Yani o kadar laf ettim ama ne yalan söyleyeyim sözüm onlardan çok kendimeydi : “Nazar etme ne olur…”

Üstelik, ben de onlardan ilginç bir şey öğrendim ve asıl onu yazmak istiyordum ve kendimi ciddiyete davet ediyorum…

Ben olaylardan ve insanlardan çok ilişkilerle, düşüncelerden çok düşünce yöntemleriyle, fikirlerden çok mantaliteyle ilgileniyor ve ne yaparsam yapayım ister istemez buraya odaklanıyorum. Bu sigarayı bıraktıran CD’yi izlerken de oradaki bir mantık yapısına takıldım ve o kadar önemsedim ki anlatamam.

Söylenen özetle şu: Diyelim ki herhangi bir günde, biraz stresliyken hayatınızın ilk sigarasını içtiniz ve sizin o günkü mutluluk göstergeniz yüz üzerinden altmışken seksene çıktı ve siz kendinizi daha da iyi hissettiniz çünkü sigara sizin stresinizi aldı diye düşünüyorsunuz.

Aslında başka şekillerde stresinizi yenebilir ve mutluluk göstergenizi yüze bile çıkarabilirdiniz ama bunu geçiyorum. Şimdi siz sadece sigara yaktınız ve sigaranın size sağladığı mutluluk ve doyumu 80 değerinde yaşadınız. İşte tuzak burada başlıyor ve sigara size bir mutluluk eşiği yaratıyor. O seksen seviyesine tutunuyor ve kendi eksikliğinde sizi 80’den aşağı inmekle tehdit ediyor ve hatta inmeye başlıyor. O aşağı indikçe siz nikotin eksikliğinden kaynaklı yaşadığınız tatminsizlik ve mutsuzluğu doyurmak için bir sigara yakıyorsunuz.

Böylece sigara size, sadece kendisini doyuran ama sizin için hiçbir anlamı olmayan, sigara içmeden önce asla var olmayan, belki olası gerçek mutluluk seviyenizin de altında sanal bir mutluluk seviyesi tanımlıyor ve siz sürekli nikotini ve sigarayı beslemek zorundasınız. Neden? Çünkü sanal bir mutluluk seviyesinin aşağı düşmemesi için…

Anlatabildim mi bilmiyorum ama eğer anlatabildiysem;

Birincisi bu mantık benim için, aşktan, ilişkilere, alışverişten, yemek kültürümüze, giyimimizden eğlence anlayışımıza kadar pek çok konuda yeniden üretilebilir ve geliştirilebilir…

İkincisi, eğer anlatmayı becerdiysem ya da siz zeki olduğunuzdan benim tüm beceriksizliğime rağmen anladıysanız kastettiğim şeyi, bu konuda ya yorum olarak ya da e posta ile bana yazmanızı ve hayatınızdan buna uygulanacak örnekler varsa benimle paylaşmanızı isteyeceğim. Tabi isterseniz….

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder