“Seni deli eden şey, yine sendedir sende…” Yunus Emre…
Ben mi? Her gün benim günüm! Üstelik geceleri söylemiyorum bile… İnanmıyorsunuz değil mi? İnanmıyorsunuz değil mi? İnanmıyorsunuz değil mi? Ben mi? Evet! Her gün benim günüm, her gece benim, her gece gibi karanlık biriyim ve hiç reddetmedim, ben bir deliyim…
Evet, öyleyim ve sakın ola, büyük bir keşifmiş gibi, ilk defa siz keşfetmişsiniz gibi bunu önüme getirmeyin! Zira malumun ilamından öte geçmez! Ve üstelik bir deliyi tekrar ettiğiniz için sizi de deli diye tefe koyarlar benden söylemesi…
Evet ben bir deliyim ve bunu daha ilk günlerde kabul edip söylemiştim, ilk günlerde, erkeğin penisinden damlayan menisi gibi, kararıp, kalemin ucunda mürekkep olup deftere düştüğüm günlerde… O günlerde deliydim, şimdi de deliyim. Belki şimdi biraz daha ötesindeyim…
Bir yerden not edip kimin olduğunu bilmediğim şu sözleri aktarmıştım hatta;
"Delileri ortalıkta görmeye katlanamaz akıllı insanlar. Onları ya loş arka odalara kapatırlar, ya da tımarhanelere. Çünkü, kendini özgür zanneden insanlara, aslında aklın birer tutsağı olduklarını anımsatır bütün deliler. Onlar, diğer insanlara zihin özgürlüğünün uçsuz bucaksız sınırsızlığını ve söz dinlemezliğini gösterirler. Aslında bir kahraman olan Don Kişot’a gülmeleri, içlerinde taşıdıkları kaosudur tüm insanların. Bütün insanlar, aslında Don Kişot gibi pervasız, gözü kara ve hiç kimsenin sözüne aldırış etmeden, doğru bildiklerini yaşayan bir kahraman olmayı isterler; ancak diğer insanların kendilerine gülecekleri korkusunu taşıdıkları için, hayatlarını Don Kişot’un içten pazarlıklı ve korkak yamağı Sanço Panço gibi tüketirler... "
Ben bir deliyim! Kesinlikle ben bir deliyim! Deliliğin arkasına sığınmayacak kadar deliyim üstelik… Hatta asıl deli benim, biziz… Deliliğin arkasına sığınanlara deli demeyiz!
Deliyim ve deliliğin arkasına sığınmayacak kadar deliyim. Yaptığı kötü şeyleri deliliğiyle gerekçelendiren akıllılardan nefret ederim...
Deliyim ve deliliğimle övünecek kadar deliyim. Haliyle Erasmus’u çok severim ama anlayamam, çünkü deliyim… Bu yüzden bana deli derken dikkat edin! Kendimi övülmüş sayar, kendimden geçerim… Eşyaya adıyla hitap etmek gerekir! Masaya masa, deftere defter, kitaba kitap, deliye deli… Adımla sanımla deliyim ve adımı da severim sanımı da…
Bugün bayram, sizin bayramınız… Aylarca fakirin halini mi anladınız aç kalarak? Üç günde beni anlayın, anlamak için delirin… Ama bu iş daha zor söylemeliyim… Öyle aç kalmaya benzemez, öyle sabahtan akşama yemeyip akşam oldumu patlayana kadar tıkınmaya benzemez… Aç kalırsanız başınız belki döner ama o sevdiğiniz, övündüğünüz aklınızdan bir an bile ayrı kalırsanız başınız kesin döner, üstüne gözünüz kararır, üstüne dengenizi kaybeder, üstüne düşersiniz…
Üstüme düşmeyin de…
Neyse, hadi bakalım, bugün sizin gününüz… İlk deliliğinizi yaptınız ve beni okudunuz…
Hadi bakalım bugün sizin gününüz…
Şenliğimize hoş geldiniz…
evet,
YanıtlaSil"delisin sen :) "
ayrıca
"hay allah bilmiyordum."
üstüne,
"git başımdan beni de deli edeceksin."
yanına,
"kandırma kendini, neren deli"
belki de,
"biz akıllıyız, onlar deli be kuzum"
ah ahh
"deliliğin tarihi henüz bitmedi, bitsin bir daha konuşalım emi"
hangi cevabımı istersen seç beğen al. bugün bayram çünkü :)