7 Aralık 2009 Pazartesi

Yarın Hüzündür...




(Aemen -Time)


Hüzün hiçbir zaman yalnız kalamaz. Hep birileri, bir şeyler eşlik etsin ister kendisine...
Hüzün hiçbir zaman yalnız dolaşmaz içimizdeki ıssızlıkta, hep yanına başka hüzünleri katar.
Hüzün hiçbir zaman yalnız değildir, yalnızlıktan doğsa bile...
Hüzün en çok yolculukları sever, bazen bir otobüs camının penceresinde, bazen bir havaalanının ışıklarında, bazen bir durakta, durmak istercesine öylece...
Ayağınıza bağlanan zincirdir hüzün gidişlerde ve gelişlerde...
Bazen durmaktır hüzün, durmak zorunda kalmak, gidememek, bir şehre, başka bir şehre gidememektir. Şimdi o şehre gideceğiniz otobüsün, o şehre daha da yaklaşmış olacağını düşünüp içinde olamadığınız için içinizde çıktığınız yolcuğun sürücüsüdür hüzün, başka yolcular vardır arkada, başka duygular ve umutlar...
Sesini duyduğum, şu anda, şimdi ve pencerenin ardından bakıp bir çatıya konduğunu gördüğüm martılardır hüzün... Onların, ağlarcasına ötüşleridir... Neden ağladıklarını düşünmektir. Ya da en doğal hallerinde çıkan seslerinin ağlarcasına olduğunu fark edip martılarda kendini görmektir...
Martıları sevmek gibidir hüzün! Sesini duyarak, görerek ama dokunamadan sevmek gibi...
Hüzün, hep bir şeye benzemek istemektir demek ki... Böyle düşünmektir...
Benzemek istemek, bir martıya örneğin. Martıları seven birinin yanına gidebilmek için bir martı olmak istemek. Hem sevilmek onun bir martıyı sevişi gibi, hem uçabilmek ve penceresinin camından onu seyredebilmek için...
Hüzün, kırılan ve yeşeren umutlardan da doğar... Hüzün umutlu bir şeydir bu yüzden ve umudun kardeşini, hayali sever... Umutla yaşayan, hayali kendine kardeş bilen biri için, hüzün hep bir üvey evlat hırçınlığıdır demek insanın içindeki... Bir aidiyet eksikliğidir, bir ait olamamadır, kendi içinde, kendine...
Hüzündür işte, hüzünlüdür ve umutludur...
Hüzün, bugün adını Yarın koyduğun birinin yanında olmayı, yarını umut etmektir...
Demek ki Yarın, hüzündür işte...


*** Şarkı, şimdi çok uzak olan bir zamandan yirmi yedinci doğum günümden bir şarkısıdır... Sonu kaza ve ölümle biten bir yolculukta dinlenmeye başlanmıştır... 
Kazalar insana, bir de korkaklık bırakır geriye. Yolculuğa ve yola dair bir korkaklık... Üstelik yol da gittikçe aynı yola benzemektedir... 
Yol değildir demek ki önemli olan, diye düşünmektir o halde bir de hüzün, yol değildir önemli olan, yolcudur...

1 yorum:

  1. hüzün
    bir kere bulaşmışsa üstüne başına
    içine dışına
    bir daha hiç gitmez...

    YanıtlaSil