Uzaktan bakıldığında nasıl da büyük görünüyor değil mi? Uzaktan bakıldığında, bir de, doğal olarak uzak görünüyor. Uzak, çok uzak…
Bazı egolar, uzaktan büyük görünüyor ve uzak olduğu için o büyük egonun büyüklüğünün nedeni görülemiyor. Yaklaşmak gerek! Yaklaşmak ve o egonun, başkalarının üstüne basarak, başkalarının egolarını ezerek onların üstünden yükseldiğini görmek gerek…
Evet öyle, bazı insanlar güçlü olmayı, gelişkin bir egoyu, güçlü bir kişiliği başka insanları ezmek olarak görüyor ve üstelik başka insanları ezerek, başka insanların üstüne çıkarak çıktıkları yükseklikten başları dönüyor…
Öte yandan, hem altta kalanın canı çıktığından, hem sürekli yukarı bakmaktan boynu tutulduğu için alttaki ezildiğinin, karşıdakinin o yüksekliğinin ve büyüklüğünün kendisi üzerinden olduğunu göremiyor. Görmek için hareket etmek ve biraz da olsun uzaklaşmak, ilerlemek, ilerleyerek uzaktan bakmak gerekiyor…
Bu böyle…
Bir dönem abilerimizden, ablalarımızdan duyduğumuz, ilk duyduğumuzda hemencecik anlayamadığımız ama hayatın bize bir şekilde öğrettiği bir söz vardı: “Kişinin değeri kendinden menkuldür!” Ben öyle öğrendim ve kişinin değerinin ispatının toplumsal olmakla birlikte o değerinin ölçeğinin tamamen kişinin kendisi olduğunu, kişinin kendisinden hareketle bir anlam ifade ettiğini defaten gördüm…
Bazı insanlar kendi değerlerini kendilerinde ararlar. Ezeceklerse, egolarını büyüteceklerse, önce kendilerini ezerler ve kendi üzerlerinde yükselirler… Ve hemen bir uyarı yapmalıyım ki büyük ve gelişkin bir ego hiç de kötü bir şey değildir. Tekrar ediyorum, kötü olan başkalarının üzerinden başkalarına karşı büyütülmüş bir egodur… İkinci şekilde, başkaları üzerinden büyüyen bir ego, insana ve insanın insanlığına dair o kadar çok şeyi küçültür ki… Üstelik bu şekilde yükselen bir ego miyoplaşır ve yüksekten göremez…
Kendi üstünde, kendi ayakları üstünde, kimseye ispatlama derdi olmadan yükselen bir kimlik bazen sahibine acı çektiriyor. Doğru! Ama acı çekmek büyütüyor ve büyüklük içsel olduğunda bir anlam ifade ediyor…
***
Ne diyorum? Acı çekiyorum. Bedenim her daim ruhumun aynası oldu ve bildiğiniz, içinde her hangi bir mecaz barındırmayan bir şekilde bedensel ağrılar çekiyorum. Yeniden ortaya çıkan migrenimden bahsediyorum…
Nasıl ve neden olduğunu bilmiyorum. Belki bilmiyorum ama nedenin adını koyamıyorum. Yukarıda anlattıklarım nedeni mi, emin olamıyorum… Geliyor işte, geliyor ve hayatımdan pek çok şeyi götürüyor… En çok da yaşama sevincimi…
Ne zaman geçecek bilmiyorum, nasıl bitecek bilmiyorum. Hiçbir zaman da bilemedim… Bildiğim, bu dönemlerde katlanılmaz ağrılar çektiğim ve hayat rutinimin dışında hiçbir şey yapamadığım, yapmaya mecal bulamadığım...
Kokulardan nefret ediyorum bu dönemlerde! Hayatın tüm kokularını, en ince ayrıntısına kadar hissediyorum ve çoğu durumda kusacak gibi oluyorum. Midemin ortasına bir şeyler yerleşiyor ve oradan beynime doğru yükseliyor. Her iki şakağımda tarifsiz bir acıya dönüşüyor… Migreni daha ağır geçirenler var biliyorum ve bazen onları düşündükçe, onlarla kıyaslanamayacağımı bildiğimden, bunca şikâyetim için kendime kızıyorum. Ama hep söylüyorum, herkes en iyi kendi acısını biliyor…
Uzun zaman oldu, çok uzun zamandır yaşamıyordum bu ağrıları ve şimdi yaşıyorum… Yazamıyorum, okuyamıyorum, konuşamıyorum, hiçbir şeye tahammül edemiyorum…
Ne diyorum? Yazamazsam, bundan kaynaklı olduğunu bilin istiyorum… Yazamazsam, bir selam bile edemezsem, bu sabah olduğu gibi ağrıların biraz olsun dindiği bir kısacık vakit bulamadığımdandır; bunu söylemek istiyorum…
Kendi üzerimden yükseliyorum ve kendimden gayrı hiçbir şeyi, hiç kimseyi ezmemeye çalışıyorum. İnsan kalabilmek için…
Sanırım, bunun acısını çekiyorum…
ne demeli bilemedim.
YanıtlaSilçok çok geçmiş olsun.
umarım bir an önce ter eder seni
ve bir daha dönmemek üzere geldiği yere geri gider.
p.s: merakta bırakma arada ses ver...
Sevgili Doğan,
YanıtlaSilYazını sonuna kadar şimdi okuyabildim. Migren için üzüldüm.Dediğin gibi pek çok kişi çekiyor.Hava ve iklim değişikliği yapabilir.
Ama bence sen bu ara egosu yüksek ve insanlara tepeden bakan iğrençlerle fazla bir arada olmuşsun.Hani olur ya ne kadar istemesen de burnunun dibindedirler. Aynı işyerinde vb..İşte bu yüzden tetiklenmiş yeniden bence.
Lütfen geçirmeye çalış ve kafanı da takma hiçbir şeye.Hani demiştin bir nefeslik hayatımız var diye..Doğada yürüyüşler denesen ?
Geçmiş olsun ve sağlıcakla kal..